Cilt kanseri denince akla ilk ben gelir; oysa en sık görülen cilt kanserleri benden değil, güneş gören deriden gelişir. İyileşmeyen bir yara, geçmeyen pullu bir kabuk ya da inci gibi parlak bir kabarıklık muayene edilmelidir.
En sık görülen cilt kanserleri benden değil, yıllarca güneş görmüş deriden gelişir. Bazal hücreli karsinom çoğu zaman yüzde, inci gibi parlak, üzerinde ince damarlar görülen bir kabarıklık ya da kanayıp kabuklanan, iyileşir gibi olup yeniden açılan bir yara olarak başlar. Skuamöz (yassı) hücreli karsinom ise dudak, kulak, el sırtı ve kel saçlı deri gibi güneş gören bölgelerde büyüyen, sert, pullu ya da kabuklu bir kabarıklık yapar. Bu kanserlerin öncüsü olabilen aktinik keratoz, zımpara gibi pürüzlü, pembe-kahverengi kabuklu lekelerdir. Üç-dört haftada iyileşmeyen yara, kazındıkça yeniden oluşan pullu kabuk ve büyüyen yeni kabarıklıklar mutlaka muayene edilmelidir. Tanı dermatoskopi ve gerekirse biyopsiyle konur; erken fark edilmeleri tedaviyi kolaylaştırır.
Cilt kanseri denince çoğu kişinin aklına renk ya da şekil değiştiren bir ben gelir. Benden de gelişebilen melanom en ciddi cilt kanseri türüdür ve benlerin düzenli kontrolü bu yüzden önemlidir; ayrıntıları ben kontrolü ve ABCDE kuralı yazısında anlattık. Ancak en sık görülen cilt kanserleri melanom değildir. Bazal hücreli karsinom ve skuamöz (yassı) hücreli karsinom, derinin üst tabakasındaki hücrelerden gelişir ve çoğu zaman bir benle ilgisi yoktur.
Bu kanserlerin ortak noktası, büyük ölçüde yıllar içinde biriken güneş hasarıyla ilişkili olmalarıdır. Bu yüzden en çok yüz, kulaklar, boyun, dudaklar, el sırtları, ön kollar ve seyrek saçlı ya da kel saçlı deri gibi güneş gören bölgelerde ortaya çıkarlar. Genellikle yavaş büyürler ve erken dönemde ağrı yapmazlar; bu da fark edilmelerini geciktirebilir.
| Oluşum | Nasıl görünür? | Sık yerleşim | Not |
|---|---|---|---|
| Aktinik keratoz | Zımpara gibi pürüzlü, pembe, kırmızı ya da kahverengi, kabuklu küçük leke; görmekten çok elle hissedilir | Yüz, kulak, kel saçlı deri, el sırtı, ön kol | Güneş hasarının göstergesidir; bir kısmı zamanla skuamöz hücreli karsinoma dönüşebilir |
| Bazal hücreli karsinom | İnci gibi parlak, ten rengi ya da pembe kabarıklık, üzerinde ince damarlar; ya da kanayıp kabuklanan, iyileşir gibi olup yeniden açılan yara | Yüz; özellikle burun, göz kenarı, alın | En sık cilt kanseridir; yavaş büyür, uzak bölgelere çok nadiren yayılır ama çevre dokuya zarar verebilir |
| Skuamöz hücreli karsinom | Sert, pullu ya da kabuklu, büyüyen kabarıklık; iyileşmeyen yara | Alt dudak, kulak, el sırtı, kel saçlı deri | Erken tedavi edilmezse yayılma riski bazal hücreli karsinomdan fazladır |
| Melanom | Renk, şekil ya da boyut değiştiren ben; ya da yeni ortaya çıkan, diğer benlerden farklı görünen ben | Vücudun her yeri | Ayrıntılar ABCDE yazısında |
Aktinik keratoz, uzun yıllar boyunca güneş alan deride ortaya çıkan, pürüzlü ve kabuklu lekelerdir. Çoğu zaman gözle görülmekten çok parmakla dokunulduğunda zımpara gibi hissedilir; kabuk kazınınca kısa süre sonra yeniden oluşur. Genellikle 40 yaşından sonra, açık tenli ve yıllarca açık havada vakit geçirmiş kişilerde görülür ve çoğu zaman birden fazladır.
Aktinik keratozların çoğu zararsız kalır; bir kısmı kendiliğinden kaybolabilir. Ancak az bir kısmı zamanla skuamöz hücreli karsinoma dönüşebilir ve hangisinin dönüşeceğini önceden bilmek mümkün değildir. Bu yüzden aktinik keratozlar hekim tarafından değerlendirilir; lezyonların sayısına ve yerine göre dondurma tedavisi ya da sürme tedaviler gibi yöntemler planlanır. Alt dudakta geçmeyen kuruluk, pullanma ve dudak sınırının silikleşmesi de dudağın güneş hasarına işaret edebilir.
Bazal hücreli karsinom en sık görülen cilt kanseridir ve büyük çoğunluğu yüzde ortaya çıkar. En tipik görünümü, inci gibi parlak, ten rengi ya da pembemsi, üzerinde ince kılcal damarlar görülen küçük bir kabarıklıktır; zamanla ortası çökerek yara hâline gelebilir. Kişiler çoğu zaman bu durumu “sivilce gibi bir şey çıktı, kanadı, kabuk bağladı, geçti sandım ama yeniden açıldı” diye tarif eder.
Bazal hücreli karsinom yavaş büyür ve vücudun uzak bölgelerine çok nadiren yayılır. Ancak tedavi edilmezse bulunduğu yerde derinin alt katmanlarına ve çevre dokulara ilerleyebilir; özellikle burun ve göz çevresinde daha kapsamlı bir tedavi gerektirebilir. Bu yüzden erken fark edilmesi önemlidir.
Skuamöz hücreli karsinom, ikinci en sık görülen cilt kanseridir. Güneş gören bölgelerde sert, pullu ya da kabuklu, bazen haftalar içinde büyüyen bir kabarıklık ya da iyileşmeyen bir yara olarak ortaya çıkar. Alt dudak, kulak kepçesi, el sırtı ve kel saçlı deri sık görüldüğü yerlerdir. Uzun süredir iyileşmeyen kronik yaralar ve eski yanık izleri üzerinde de gelişebilir; bu nedenle eski bir iz üzerinde ortaya çıkan yara ya da kabarıklık mutlaka değerlendirilmelidir. İzlerle ilgili ayrıntıları yara, yanık ve ameliyat izleri yazısında bulabilirsiniz.
Skuamöz hücreli karsinomun erken tedavi edilmediğinde lenf bezlerine ve uzak organlara yayılma riski bazal hücreli karsinomdan fazladır. Özellikle dudak ve kulaktaki lezyonlar ile bağışıklığı baskılanmış kişilerdeki lezyonlar daha dikkatli izlenir.
Yaş ilerledikçe deride zararsız birçok yeni oluşum da ortaya çıkar. Bunlar çoğu zaman kanserle karıştırılır; bazen de tersine, önemli bir lezyon zararsız sanılır:
Bu oluşumların ayrımı her zaman çıplak gözle yapılamaz. Dermatoskopla yapılan inceleme, zararsız oluşumları şüpheli olanlardan ayırmada önemli ölçüde yardımcı olur.
Muayenede tüm deri yüzeyi değerlendirilir ve şüpheli lezyonlar dermatoskopla büyütülerek incelenir. Dermatoskopi, çıplak gözle görülemeyen damar yapılarını ve pigment düzenini göstererek zararsız oluşumları şüpheli olanlardan ayırmaya yardımcı olur. Bu muayenenin nasıl yapıldığını ben ve dermatoskopi sayfasında bulabilirsiniz.
Kesin tanı, lezyondan alınan küçük bir parçanın ya da lezyonun tamamının patolojik incelemesiyle konur. Tedavi; lezyonun tipine, boyutuna, yerine ve kişinin genel sağlık durumuna göre planlanır. Cerrahi olarak çıkarma en sık kullanılan yöntemdir; yüzeysel lezyonlarda farklı tedaviler de seçenekler arasındadır. Gerekli durumlarda tedavi plastik cerrahi ve onkoloji gibi ilgili branşlarla birlikte yürütülür. Tedaviden sonra yeni lezyon gelişme riski sürdüğü için düzenli deri kontrolü önemlidir.
Tanısı konmamış bir deri lezyonu lazerle yakılmaz, peelingle soyulmaz ya da evde koparılmaz. Bu uygulamalar tanıyı geciktirebilir ve tedaviyi zorlaştırabilir; önce muayene, sonra işlem gelir.
Ayda bir kez, iyi ışık alan bir odada boy aynası ve el aynası yardımıyla tüm vücudunuzu kontrol etmek, yeni ya da değişen lezyonları erken fark etmenizi sağlar. Kulak arkası, saçlı deri, dudaklar, ense, ayak tabanları ve parmak araları gözden kaçabilecek bölgelerdir. Takip etmek istediğiniz lezyonların fotoğrafını çekmek, değişimi karşılaştırmayı kolaylaştırır.
Cilt kanserlerinden korunmanın temeli güneş korumasıdır: güneşin en dik olduğu saatlerde gölgede kalmak, geniş kenarlı şapka ve koruyucu giysi kullanmak, açıkta kalan bölgelere düzenli olarak güneş koruyucu sürmek ve solaryumdan uzak durmak. Dudaklar ve kulaklar da korumaya dahil edilmelidir. Doğru ürün seçimi için güneş koruyucu seçimi yazısına göz atabilirsiniz. Yaz boyunca güneşte çok vakit geçirdiyseniz, sonbahar bir deri kontrolü için uygun bir zamandır.
En sık görülen cilt kanserleri olan bazal hücreli ve skuamöz hücreli karsinom, benden değil yıllar içinde güneş hasarı biriken deriden gelişir. İyileşmeyen ya da kabuklanıp yeniden açılan yara, inci gibi parlak bir kabarıklık, büyüyen pullu bir kabarıklık ve kazındıkça yeniden oluşan pürüzlü kabuklar muayene edilmesi gereken işaretlerdir. Tanı dermatoskopi ve gerekirse biyopsiyle konur; erken fark edilmeleri tedaviyi kolaylaştırır. Düzenli güneş koruması ve ayda bir yapılan deri kontrolü en önemli önlemlerdir.
En sık cilt kanserleri; iyileşmeyen ya da kabuklanıp yeniden açılan bir yara, inci gibi parlak bir kabarıklık, büyüyen sert ve pullu bir kabarıklık ya da geçmeyen pürüzlü bir kabuk şeklinde ortaya çıkar. Melanom ise genellikle renk, şekil ya da boyut değiştiren bir ben olarak fark edilir. Kesin tanı muayene, dermatoskopi ve gerekirse biyopsiyle konur.
Üç-dört hafta içinde iyileşmeyen, kanayan ya da kabuk bağlayıp yeniden açılan bir yara, özellikle güneş gören bölgelerde, bazal hücreli ya da skuamöz hücreli karsinomun ilk belirtisi olabilir. Bu tür bir yara mutlaka bir dermatoloji uzmanına gösterilmelidir.
Aktinik keratoz kanser değildir; güneş hasarına bağlı, kanser öncüsü olabilen bir lezyondur. Çoğu zararsız kalır, ancak az bir kısmı zamanla skuamöz hücreli karsinoma dönüşebilir. Hangisinin dönüşeceği önceden bilinemediği için hekim tarafından değerlendirilip tedavi edilmesi önerilir.
Bazal hücreli karsinom vücudun uzak bölgelerine çok nadiren yayılır. Ancak tedavi edilmezse bulunduğu yerde derinin alt katmanlarına ve çevre dokulara doğru ilerleyebilir. Bu nedenle erken fark edilmesi ve tedavi edilmesi önemlidir.
Evet, daha seyrek olsa da olur. Esmer tenli kişilerde cilt kanserleri ayak tabanı, avuç içi, tırnak altı ya da eski yara izleri gibi güneş görmeyen bölgelerde de ortaya çıkabilir ve geç fark edilebilir. Ten rengi ne olursa olsun, değişen ya da iyileşmeyen deri lezyonları muayene edilmelidir.
Ayda bir kez evde kendi deri kontrolünüzü yapmanız önerilir. Hekim muayenesinin sıklığı ise risk durumunuza göre belirlenir; açık tenli, çok sayıda beni olan, geçmişte cilt kanseri ya da aktinik keratoz tanısı almış kişiler daha sık kontrol gerektirebilir. Yeni ya da değişen bir lezyon fark ettiğinizde kontrol zamanını beklemeden başvurmalısınız.