Benlerin çoğu iyi huyludur; asıl mesele hangisinin takip, hangisinin ileri inceleme gerektirdiğini ayırt edebilmektir. ABCDE kuralı, dermatoskopi ve kontrol sıklığı.
Ben kontrolü, vücuttaki nevüslerin dermatoskop adı verilen büyütmeli optik cihazla incelenmesidir. Değerlendirmede ABCDE kuralı yol gösterir: Asimetri, sınır düzensizliği (Border), renk çeşitliliği (Color), çap (Diameter) ve zaman içindeki değişim (Evolution). Bu başlıklardan birinde değişiklik fark edilen; kaşınan, kanayan ya da yara hâline gelip iyileşmeyen benler planlanan kontrol tarihi beklenmeden değerlendirilmelidir.
Nevüs, halk arasında “ben” olarak bilinen, melanosit hücrelerinin kümelenmesiyle oluşan lezyondur. Doğuştan bulunabildiği gibi yaşam boyunca da ortaya çıkabilir. Benlerin çoğu iyi huyludur; buradaki asıl mesele hangisinin düzenli takip, hangisinin ileri inceleme gerektirdiğini ayırt edebilmektir.
ABCDE, bir benin hangi başlıklar altında değerlendirildiğini hatırlatan bir kısaltmadır. Tek başına tanı koydurmaz; hangi lezyonun hekime gösterilmesi gerektiğini fark etmeyi kolaylaştırır.
Bu başlıklara ek olarak kaşıntı, kanama ve iyileşmeyen yara oluşumu da değerlendirilir. Kişinin kendi benleri arasında diğerlerine benzemeyen, göze belirgin biçimde farklı görünen lezyon — dermatolojide “çirkin ördek yavrusu” bulgusu olarak anılır — ayrıca dikkat çeker.
ABCDE bir farkındalık aracıdır, tanı yöntemi değildir. Kuralın hiçbir maddesine uymayan bir lezyon da takip gerektirebilir; bu nedenle kendi kendine değerlendirme, hekim muayenesinin yerini almaz.
Muayenede dermatoskop ile benin gözle görülemeyen yapısal özellikleri incelenir. Renk dağılımı, sınır düzeni, simetri ve iç yapı değerlendirilir. İnceleme ağrısızdır; iğne ya da kesi gerektirmez ve kısa sürer.
Dermatoskopik değerlendirme, hangi lezyonun takip edilebileceğine ve hangisinin çıkarılması gerektiğine karar vermede belirleyicidir. Takip kararı verilen lezyonlarda, sonraki kontrolde karşılaştırma yapılabilmesi için görüntü kaydı alınabilir.
Kontrol aralığı kişiye göre belirlenir. Aşağıdaki başlıklar, aralığın sıklaştırılmasını gerektirebilen etkenlerdir:
Bir bende değişiklik fark edildiğinde ise planlanan kontrol tarihi beklenmez.
Karar; dermatoskopik bulgulara, lezyonun seyrine ve yerleşim yerine göre verilir. Şüpheli bulunan lezyonlar cerrahi olarak çıkarılır ve patolojik incelemeye gönderilir. Kemer hattı, omuz askısı ya da tıraş bölgesi gibi sürekli sürtünen alanlarda bulunan, tekrar tekrar tahriş olan benler de çıkarılabilir.
Şüpheli bir lezyonda lazer veya yakma gibi doku bırakmayan yöntemler tercih edilmez; bu yöntemler patolojik inceleme için örnek bırakmaz.
Ben muayenesi estetik uygulamalar öncesinde de önem taşır. Özellikle leke tedavilerinde tanının net konulması ve mevcut lekenin benlerden ayrımının yapılması gerekir; bu ayrım yapılmadan lazer gibi uygulamalara başlanmaz.
Benlerin çoğu iyi huyludur ve müdahale gerektirmez. Belirleyici olan düzenli takip ve değişimin fark edilmesidir. Vücudunuzdaki benlerin haritasının çıkarılması ve hangilerinin takip edilmesi gerektiğinin belirlenmesi için deri muayenesi ile başlamanız en doğrusudur.
Hayır. Dermatoskopik muayenede cihaz cilde temas ettirilerek görüntü alınır; iğne veya kesi gerekmez. İnceleme kısa sürer ve herhangi bir hazırlık gerektirmez.
Aralık kişiye göre belirlenir. Ben sayısı, cilt tipi ve fototip, güneş maruziyeti öyküsü, ailede deri kanseri öyküsü ve daha önce çıkarılmış lezyonlar bu aralığı etkiler. Bir bende değişiklik fark edildiğinde planlanan kontrol tarihi beklenmez.
Bu bulgular tek başına bir tanı anlamına gelmez, ancak değerlendirilmesi gereken bulgulardır. Kaşınan, kanayan ya da yara hâline gelip iyileşmeyen bir lezyon beklemeden hekime gösterilmelidir.
Nevüsler doğuştan bulunabildiği gibi yaşam boyunca da ortaya çıkabilir; yeni bir benin görülmesi tek başına anormal değildir. Değerlendirmeyi gerektiren, lezyonun hızlı büyümesi, renk ve sınır değişikliği göstermesi ya da diğer benlerden belirgin biçimde farklı görünmesidir.
Hekim değerlendirmesiyle ve uygun yöntemle çıkarılan bir benin zarar verdiğine dair bir bulgu yoktur. Belirleyici olan yöntem seçimidir: şüpheli lezyonlarda, patolojik inceleme yapılmasına imkân veren cerrahi çıkarım tercih edilir.
Şüpheli bulunan lezyonlarda lazer tercih edilmez, çünkü patolojik inceleme için doku örneği bırakmaz. Dermatoskopik olarak iyi huylu değerlendirilen lezyonlarda yöntem seçimi, lezyonun yerleşimi ve özellikleri gözetilerek hekimle birlikte belirlenir.