İkisi de kızarıklık ve pullanmayla seyreder. Kaşıntının şiddeti, plakların sınırı, tutulan bölgeler ve tırnak bulguları ayrımı yapmayı sağlar.
Kaba bir ayrım şudur: egzamada kaşıntı ön plandadır, döküntünün sınırları belirsizdir; kuruluk, ince pullanma ve kimi zaman sulanma görülür. Sedefte ise keskin sınırlı, kalınlaşmış kırmızı plaklar ve üzerlerinde gümüşî–sedefî pullar bulunur; dirsek, diz, saçlı deri ve sırt tipik yerleşim yerleridir, tırnak tutulumu sıktır. Bu ayrım her zaman gözle mümkün olmaz; şüpheli tablolarda deri biyopsisi gündeme gelebilir.
Egzama ve sedef hastalığı uzaktan benzer görünebilir; ikisinde de kızarıklık ve pullanma vardır. Ayrım, ayrıntıda gizlidir:
| Değerlendirilen özellik | Egzama (dermatit) | Sedef (psoriasis) |
|---|---|---|
| Kaşıntı | Genellikle ön planda; uykuyu bölebilir | Değişken; her hastada belirgin değil |
| Döküntünün sınırı | Belirsiz, çevre deriye geçişli | Keskin sınırlı, kalınlaşmış plaklar |
| Pul özelliği | İnce ve kuru pullanma; kimi zaman sulanma ve kabuklanma | Kalın, gümüşî–sedefî pullar |
| Sık tutulan bölgeler | Dirsek ve diz iç yüzü, yüz, boyun, eller | Dirsek ve diz dış yüzü, saçlı deri, sırt |
| Tırnak bulguları | Beklenen bir bulgu değildir | Çukurcuk, kalınlaşma, tırnak yatağından ayrılma |
| Eklem tutulumu | Beklenmez | Bir kısım hastada eklem tutulumu eşlik eder |
Tablodaki her satır tek başına belirleyici değildir; tanı, bulguların tamamının ve öykünün birlikte değerlendirilmesiyle konur.
Egzama (dermatit), derinin kaşıntı, kızarıklık, kuruluk, pullanma ve kimi zaman sulanmayla seyreden iltihabi bir tepkisidir. Tek bir hastalığı değil, farklı nedenlerle ortaya çıkan bir grup tabloyu tanımlar:
Tedavinin yönü, tipin ve tetikleyicinin belirlenmesine bağlıdır. Şüphelenilen durumlarda alerjik deri testleri veya deri biyopsisi gündeme gelebilir. Cilt bariyerinin onarılması için düzenli nemlendirme, tedavinin ayrılmaz parçasıdır.
Sedef hastalığı, deri hücrelerinin normalden çok daha hızlı yenilenmesiyle ortaya çıkan, bağışıklık sistemiyle ilişkili kronik bir hastalıktır. Hastalık deriyle sınırlı değildir: tırnak tutulumu — çukurcuklar, kalınlaşma, tırnak yatağından ayrılma ve renk değişikliği — sık görülür ve bir kısım hastada eklem tutulumu (psoriatik artrit) eşlik eder.
Uzm. Dr. Selma Salman'ın uzmanlık dönemindeki çalışmalarından biri, sedef hastalığında tırnak tutulumunun sistemik tedavi ajanlarına yanıtını karşılaştıran bir araştırmadır ve Journal of Drugs in Dermatology'de yayımlanmıştır.
Sedef; stres, enfeksiyonlar, bazı ilaçlar, sigara ve deri travması gibi etkenlerle alevlenebilir.
Kaşıntılı ve pullu her döküntü egzama ya da sedef değildir. Mantar enfeksiyonları, ilaç döküntüleri ve daha ender görülen tablolar da benzer görünebilir; bu nedenle uzun süren ve tedaviye yanıt vermeyen döküntüler değerlendirilmelidir.
Çünkü iki tablonun yönetimi farklıdır. Egzamada tetikleyicinin bulunması ve cilt bariyerinin onarılması öne çıkarken; sedefte hastalığın yaygınlığı, tutulan bölgeler, tırnak ve eklem bulguları ile eşlik eden hastalıklar tedavi planını belirler. Yanlış yönlendirilen bir yaklaşım, tabloyu alevlendirebilir.
Egzama ve sedef ayrımı; kaşıntının şiddeti, plak sınırı, pul özelliği, yerleşim yeri ve tırnak bulguları üzerinden yapılır. Döküntünüzün hangi tabloya girdiğini ve nasıl bir yol izleneceğini belirlemek için deri muayenesi ile başlamanız en doğrusudur.
Sınır ve pul özelliği. Egzamada döküntünün sınırları belirsizdir, pullanma ince ve kurudur, kaşıntı çoğunlukla ön plandadır. Sedefte ise keskin sınırlı, kalınlaşmış plaklar ve üzerlerinde kalın gümüşî–sedefî pullar bulunur.
Hayır. Sedef, deri hücrelerinin normalden çok daha hızlı yenilenmesiyle ortaya çıkan, bağışıklık sistemiyle ilişkili kronik bir hastalıktır; kişiden kişiye bulaşmaz. Egzama da bulaşıcı değildir.
Çoğu tablo muayene ve öyküyle değerlendirilebilir. Görünümün tipik olmadığı, tedaviye yanıt alınamayan ya da başka tabloların dışlanması gereken durumlarda deri biyopsisi gündeme gelebilir; alerjik bir tetikleyiciden şüphelenildiğinde alerjik deri testleri istenebilir.
Evet. Egzamada cilt bariyeri bozulmuştur; düzenli nemlendirme bariyerin onarılmasını destekler ve tedavinin ayrılmaz parçası olarak kabul edilir. Sedefte de pulların yumuşatılması ve derinin korunması bakımın parçasıdır.
Tırnaklarda çukurcuk, kalınlaşma, yataktan ayrılma ve renk değişikliği görülebilir. Tırnak bulguları sedefin sık görülen bir parçasıdır ve eklem tutulumu açısından da dikkatle değerlendirilmesi gereken bir başlıktır.
İkisi de kronik seyredebilen tablolardır; alevlenme ve sakin dönemler bir arada görülür. İzlenen yolun hedefi, hastalığı kontrol altında tutmak, alevlenmeleri seyreltmek ve günlük yaşama etkisini azaltmaktır.