Günde 50–100 telin dökülmesi normal kabul edilir. Asıl soru, dökülmenin ne kadar sürdüğü ve saç yoğunluğunun azalıp azalmadığıdır.
Saç döngüsü gereği günde 50–100 telin dökülmesi normal kabul edilir. Değerlendirmeyi gerektiren, dökülmenin sürekliliği ve sonucudur: dökülme haftalarca sürüyorsa, saç yoğunluğu gözle görülür biçimde azaldıysa, ayrım çizgisi genişlediyse, bölgesel açıklıklar oluştuysa ya da saçlı deride kızarıklık, kepeklenme ve kaşıntı eşlik ediyorsa nedenin araştırılması gerekir. Tedavi, neden belirlendikten sonra planlanır.
Saç telleri belirli bir döngü içinde büyür, dinlenir ve dökülür. Bu döngü gereği günde 50–100 telin dökülmesi normal kabul edilir; duşta ya da tarakta tel görmek tek başına bir hastalık göstergesi değildir.
Ölçüt tel saymak değil, sonucu izlemektir. Dökülme haftalarca sürüyorsa, saç yoğunluğu gözle görülür biçimde azaldıysa, ayrım çizgisi genişlediyse ya da bölgesel açıklıklar oluştuysa nedenin araştırılması gerekir.
Aynı görünen iki dökülmenin nedeni farklı olabilir; aynı kişide birden fazla neden bir arada da bulunabilir. Sık karşılaşılan tablolar şunlardır:
Tedaviden önce saçlı derinin muayenesi ve gerekirse laboratuvar tetkiklerinin değerlendirilmesi gerekir. Değerlendirilen başlıklar:
Saç dökülmesinde en sık yapılan hata, neden belirlenmeden ürün ya da uygulama denemeye başlamaktır. Nedeni farklı olan iki dökülmede, uygulanacak tedavi de farklı olur.
PRP saçlı deriye uygulandığında kıl köklerinde hücre artışı sağlar; köklerin beslenmesi ve büyümesi uyarılır, zayıflamış kıl kökleri güçlenir ve kalınlaşır. Kişinin kendi kanından elde edildiği için bulaşıcı hastalık veya alerjik reaksiyon riski yoktur.
Saç mezoterapisinde ise minoksidil, finasterid, biotin ve bepanthene gibi bileşenler içeren kokteyller kullanılır; bu kokteyller kıl kökünde hücre üretimini ve kan dolaşımını artırır, saç köklerine vitamin desteği sağlar.
PRP ve mezoterapi tek başına ya da birlikte uygulanabilir; her ikisi için de 1–2 haftada bir, en az 4–6 seans önerilir. Mikro iğneleme, aktif bileşenlerin istenen bölgeye hızlı ve acısız iletilmesini sağlar. Erkek tipi saç dökülmesinde eksozom uygulaması da kullanılmaktadır.
Saç döngüsü nedeniyle sonuçlar hızlı ortaya çıkmaz. Uygulamalar kıl kökünü uyarır; görünür değişiklik ancak yeni telin uzamasıyla fark edilir. Bu nedenle seans planına uyulması ve altta yatan bir neden varsa — demir eksikliği ya da tiroid hastalığı gibi — onun da ele alınması gerekir.
Saç dökülmesinde belirleyici olan tel sayısı değil, dökülmenin süresi ve saç yoğunluğuna etkisidir. Dökülmenizin hangi tabloya girdiğini ve size uygun yaklaşımı belirlemek için saçlı deri muayenesi ile başlamanız en doğrusudur.
Saç döngüsü gereği günde 50–100 telin dökülmesi normal kabul edilir. Değerlendirmeyi gerektiren, dökülmenin haftalarca sürmesi ve saç yoğunluğunun gözle görülür biçimde azalmasıdır.
Öykü ve saçlı deri muayenesinden sonra gerek görülürse demir ve ferritin, B12, D vitamini ile tiroid fonksiyon testleri değerlendirilir. Hangi tetkiklerin isteneceği, dökülmenin tipine ve eşlik eden bulgulara göre belirlenir.
Doğum sonrası görülen dökülme çoğunlukla telogen effluvium tablosudur; tetikleyici olaydan 2–3 ay sonra başlar ve saçlı derinin tamamına yayılır. Bu tablo genellikle zamanla geriler. Aylarca sürmesi, yoğunluğun belirgin biçimde azalması ya da bölgesel açıklık oluşması durumunda değerlendirilmelidir.
Her ikisi için de 1–2 haftada bir, en az 4–6 seans önerilir. İkisi tek başına ya da birlikte planlanabilir; seans sayısı dökülmenin tipine ve alınan yanıta göre yeniden değerlendirilir.
Ürün seçimi, seboreik dermatit gibi saçlı deri hastalıklarında tedavinin bir parçası olabilir. Ancak androgenetik dökülme veya telogen effluvium gibi tablolarda tek başına yeterli değildir; ürün değişikliği, nedenin araştırılmasının yerini almaz.
Uygun olgularda PRP, saç mezoterapisi ve mikro iğneleme kullanılır; erkek tipi saç dökülmesinde eksozom uygulaması da kullanılmaktadır. Hangi yöntemin uygun olduğu, saçlı deri muayenesi ve laboratuvar değerlendirmesi sonrasında belirlenir.