Yüzdeki şiş ve kaba görünüm dolgunun kendisinden değil, abartılı dozdan kaynaklanır. Hyalüronik asidin geri dönüşümlü olması bu noktada belirleyici bir avantajdır.
Dolgu enjeksiyonlarında amaç, yaşla azalan bağ dokusu maddelerinin yerine yenisini dışarıdan vermektir. En sık kullanılan madde hyalüronik asittir: derinin dermis tabakasında doğal olarak bulunur, biyouyumludur ve geri dönüşümlüdür — istenmeyen bir durumda hyalüronidaz enzimi ile eritilebilir. Yüzdeki şiş ve doğal olmayan görünüm dolgunun kendisinden değil, abartılı dozdan kaynaklanır; bu nedenle hekimin doz konusunda yönlendirici olması esastır.
Yılların etkisiyle cilt altında bağ dokusu elemanları olan kolajen, elastin lifler, hyalüronik asit ve dermal doku yapımı azalır. Yüze dolgunluk sağlayan yağ yastıkçıkları volüm kaybeder. Bu yapılar yer çekimine karşı cilde destek sağladığı için eksiklikleri durumunda ciltte sarkma ve çizgilenmeler oluşur: kaşlar düşer, göz altı çukuru artar, nazolabial çizgi derinleşir, yanak ve dudak kenarları sarkar. Tüm bunlar kişiye yorgun ve üzgün bir ifade verir.
Dolgu enjeksiyonlarında amaç, azalan bağ dokusu maddelerinin yerine yenisini dışarıdan vermektir.
Günümüzde en sık kullanılan dolgu maddesi hyalüronik asittir. Derinin dermis tabakasında doğal olarak bulunan bir bağ dokusu elemanıdır; biyouyumlu olması ve immünojenik olmaması nedeniyle idealdir.
Asıl belirleyici özellik ise geri dönüşümlü olmasıdır: istenmeyen bir durumda hyalüronidaz enzimi ile eritilebilir ve olası uygulama hataları kolayca düzeltilebilir. Bu, dolguyu diğer birçok uygulamadan ayıran bir güvenlik payıdır.
Toplumda yanak ve dudak dolgusu talebi giderek artmaktadır; başvuran kişiler yapay görünüme yol açacak kadar fazla dolgu isteyebilir. Bu abartılı uygulamalar yüzde şiş ve kaba bir görünüme yol açar.
Bu noktada uygulayan hekimin doz konusunda yönlendirici olması, yüzün estetiğini ve doğallığını bozmayacak en uygun miktarda uygulama yapması esastır.
Yüzdeki şiş ve doğal olmayan görünüm abartılı dolgu uygulamaları nedeniyle olur. Ehil olmayan ellerde ciddi yan etkiler görülebileceğinden, doktor olmayan kişilere dolgu yaptırılmamalıdır.
İkisi sık karıştırılır; oysa farklı sorunları çözerler:
| Değerlendirilen özellik | Botoks | Dolgu |
|---|---|---|
| Ne yapar | Uygulandığı kasın çalışmasını zayıflatır | Azalan hacmi ve bağ dokusunu dışarıdan tamamlar |
| Hedef çizgi | Dinamik çizgiler — mimikle görünenler | Statik çizgiler ve hacim kaybı |
| Etki süresi | 4–6 ay | 6–12 ay |
| Geri dönüş | Etkisi zamanla kendiliğinden geçer | Hyalüronik asit hyalüronidaz ile eritilebilir |
Dinamik çizgilerin giderilmesinde botoks tek başına yeterliyken, statik çizgilerde dolgu veya fraksiyonel radyofrekans gibi ek prosedürlere ihtiyaç doğar. Bu nedenle ikisi birbirinin alternatifi değil; çoğu planda birlikte değerlendirilir.
Dolgu maddesi ince bir iğne yardımıyla çizgilenme ya da sarkma olan alanın altına uygulanır. Lokal anestezik madde uygulanması sonrası ofis ya da poliklinik koşullarında 20 dakika gibi kısa bir sürede tamamlanabilir.
Hyalüronik asit dolguları hacmi doğrudan tamamlar. Sıvı yüz germede kullanılan kalsiyum hidroksiapatit, poli-L-laktik asit ve polikaprolakton içeren dolgular ise dolgunluk vermekten çok cildin kendi kolajen üretimini artırır. İkisi kombine edilebilir; farkı ayrı bir yazıda ele aldık.
Dolguda sonucu belirleyen madde değil, dozdur; doğallık da buradan çıkar. Hangi bölgelerin ele alınması gerektiğini ve sizin için uygun miktarı birlikte değerlendirmek için muayene ile başlamanız en doğrusudur.
Hyalüronik asit dolgularında kalıcılık genellikle 6–12 aydır. Süre; uygulanan bölgeye, kullanılan ürüne ve kişinin metabolizmasına göre değişir.
Hyalüronik asit dolguları geri dönüşümlüdür: istenmeyen bir durumda hyalüronidaz enzimi ile eritilebilir ve olası uygulama hataları kolayca düzeltilebilir. Bu özellik, hyalüronik asidin en sık tercih edilen dolgu maddesi olmasının nedenlerinden biridir.
Yüzdeki şiş ve kaba görünüm dolgunun kendisinden değil, abartılı dozdan kaynaklanır. Uygulayan hekimin doz konusunda yönlendirici olması ve yüzün doğallığını bozmayacak miktarda uygulama yapması esastır.
Botoks uygulandığı kasın çalışmasını zayıflatır ve mimikle görünen dinamik çizgileri hedefler; etkisi 4–6 ay sürer. Dolgu ise azalan hacmi ve bağ dokusunu dışarıdan tamamlar, statik çizgilerde ve hacim kaybında kullanılır; kalıcılığı 6–12 aydır.
24 saat masaj yapılmamalı, yoğun fiziksel aktiviteden kaçınılmalı, sıcak ve soğuk ortamlardan uzak durulmalı ve uygulama günü banyo yapılmamalıdır. Kızarıklık, şişlik ve morarma 4–7 günde geçer.
Ehil olmayan ellerde ciddi yan etkiler görülebileceğinden, doktor olmayan kişilere dolgu yaptırılmamalıdır. Uygulamanın hekim tarafından, uygun koşullarda yapılması gerekir.