Pigment üreten hücrelerin kaybıyla ortaya çıkan, keskin sınırlı beyaz alanlarla seyreden kronik bir tablo. Bulaşıcı değildir; güneşten korunma ise ayrılmaz bir parçasıdır.
Vitiligo, deride pigment (melanin) üreten melanosit hücrelerinin kaybına bağlı olarak, keskin sınırlı ve süt beyazı renkte alanlarla seyreden kronik bir hastalıktır. Ağız çevresi, göz çevresi, el sırtı, parmaklar, koltuk altı ve genital bölgede daha sık görülür. Bağışıklık sistemiyle ilişkili olduğu kabul edilir; bazı hastalarda tiroid hastalıkları gibi otoimmün tablolar eşlik edebilir. Bulaşıcı değildir. Pigmentsiz alanlar güneşe karşı korumasızdır ve kolayca yanar.
Vitiligo, deride pigment (melanin) üreten melanosit hücrelerinin kaybına bağlı olarak, keskin sınırlı, süt beyazı renkte alanlarla seyreden kronik bir hastalıktır. Ağız çevresi, göz çevresi, el sırtı, parmaklar, koltuk altı ve genital bölge gibi alanlarda daha sık görülür.
Bağışıklık sistemiyle ilişkili olduğu kabul edilir ve bazı hastalarda tiroid hastalıkları gibi otoimmün tablolar eşlik edebilir. Bu nedenle tanı sonrası ilgili tetkiklerin değerlendirilmesi gündeme gelebilir.
Muayenede en sık sorulan soruların yanıtı ise nettir: vitiligo bulaşıcı değildir, temasla geçmez ve kaşıntı ya da ağrı yapmaz.
Mantar enfeksiyonları, egzama sonrası gelişen geçici renk açılması ve doğumsal bazı lekeler benzer görünebilir. Vitiligoyu düşündüren, alanların keskin sınırlı ve süt beyazı olmasıdır; ayrım muayeneyle yapılır.
Bu ayrım tedavi kadar önemlidir: geçici bir renk açılması için uzun süreli tedavi planlanması da, vitiligonun gözden kaçması da aynı ölçüde zaman kaybettirir.
Pigmentsiz alanlar güneşe karşı korumasızdır ve kolayca yanar. Bu nedenle yüksek faktörlü güneş koruması, hem yanığı önlemek hem de çevre deriyle renk farkının artmasını sınırlamak açısından önemlidir.
Vitiligoda tedavi yanıtı bölgeye, hastalığın süresine ve aktivitesine göre değişir; beklenti baştan gerçekçi biçimde konuşulur.
Yeni beyaz alanların ortaya çıkması, mevcut alanların büyümesi ya da hızlı yayılım gösterdiği durumlarda hekim değerlendirmesi gerekir. Hastalığın aktif olup olmadığı, izlenecek yolu doğrudan etkiler.
Eksozom uygulamalarının atopik egzama ve vitiligo gibi bazı deri hastalıklarında kullanılmaya başlandığı bilinmektedir. Bu, standart bir tedavi tanımı değildir; hangi yaklaşımın uygun olduğu hastalığın aktivitesine ve tutulan bölgeye göre muayenede belirlenir.
Vitiligo ağrı ve kaşıntı yapmaz; asıl etkisi görünüm ve buna eşlik eden psikososyal yüktür. Yüz ve el gibi görünür bölgelerde tutulum olduğunda bu yük artar. Kamuflaj ürünleri günlük yaşamda destekleyici olabilir ve tedavi planının yanında konuşulabilir.
Vitiligoda iki başlık öne çıkar: doğru ayrım ve sürekli güneş koruması. Lekelerinizin vitiligo olup olmadığını, hastalığın aktif olup olmadığını ve izlenebilecek yolu belirlemek için deri muayenesi ile başlamanız en doğrusudur.
Hayır. Vitiligo, deride pigment üreten melanosit hücrelerinin kaybına bağlı olarak gelişen kronik bir hastalıktır; temasla geçmez. Ağrı ve kaşıntı da yapmaz.
Deride melanin üreten melanosit hücrelerinin kaybına bağlı olarak gelişir. Bağışıklık sistemiyle ilişkili olduğu kabul edilir; bazı hastalarda tiroid hastalıkları gibi otoimmün tablolar eşlik edebilir.
Bağışıklık sistemiyle ilişkisi nedeniyle, tanı sonrası eşlik edebilecek otoimmün tablolar açısından ilgili tetkiklerin değerlendirilmesi gündeme gelebilir. Hangi tetkiklerin isteneceği muayene bulgularına ve öyküye göre belirlenir.
Hayır. Mantar enfeksiyonları, egzama sonrası gelişen geçici renk açılması ve doğumsal bazı lekeler benzer görünebilir. Vitiligoyu düşündüren, alanların keskin sınırlı ve süt beyazı olmasıdır; ayrım muayeneyle yapılır.
Pigmentsiz alanlar güneşe karşı korumasızdır ve kolayca yanar. Yüksek faktörlü güneş koruması hem yanığı önler hem de bronzlaşmanın çevre deriyle yaratacağı renk farkını sınırlar.
Tedavi yanıtı bölgeye, hastalığın süresine ve aktivitesine göre değişir; bu nedenle beklenti baştan gerçekçi biçimde konuşulur. Yeni lezyon çıkışı ve yayılım hızı, izlenecek yolu belirleyen başlıklardandır.