Güneş, lazer sonrası cildin en hassas olduğu dönemde en büyük risk faktörüdür. Mevsim seçiminin tedavi başarısına etkisi ve hazırlık kuralları.
Lazer ve ışık bazlı tedavilerin çoğunda hedef, deriye rengini veren pigment olan melanindir. Güneşe maruz kalmış ve bronzlaşmış bir ciltte melanin miktarı artmıştır; bu da lazer enerjisinin istenmeyen bölgelerde de emilmesi anlamına gelir. Sonuç; yanık, kalıcı olabilen koyu lekelenme (hiperpigmentasyon) veya açık lekelenme (hipopigmentasyon) olabilir.
Bu nedenle Q-Switched Nd:YAG lazer ile leke tedavisi güneşli mevsimlerde yapılmaz; tedaviye sonbahar veya kış aylarında başlanır ve 1–1,5 ayda bir uygulama yapılır.
Kimyasal peeling işlemi de leke bırakma riski artacağından güneşin yoğun olduğu aylarda yapılmaz. Soyma işleminden sonra en az 6 hafta ciddi şekilde güneşten korunmak gerekir.
Esmer tenli kişilerde lekelenme riski daha yüksektir. Bu nedenle cilt tipi ve fototip değerlendirmesi, hangi yöntemin uygulanacağı kadar ne zaman uygulanacağını da belirler.
Fraksiyonel CO₂ lazer gibi ablatif uygulamalarda hazırlık dönemi dört haftaya kadar uzayabilir:
Fraksiyonel CO₂ lazer sonrası en az bir ay SPF 50+ ile korunmak gerekir. BBL sonrasında ise bir hafta yoğun güneşten korunma, iki ay boyunca korunmasız güneş maruziyetinden kaçınma ve en az 30 SPF güneş kremi kullanımı önerilir.
Hayır. Örneğin fraksiyonel altın iğneli radyofrekans, kadın–erkek tüm yaş gruplarına ve tüm cilt tiplerine yaz–kış uygulanabilir. Yine de her uygulamadan sonra cildin nemlendirilmesi ve güneş koruyucu kullanılması önerilir.
Sonbahar ve kış ayları, leke ve cilt yenileme tedavileri için planlama yapmanın en uygun dönemidir. Yaz gelmeden seansların tamamlanması hem sonucu iyileştirir hem de istenmeyen lekelenme riskini azaltır.